Korkularla Yüzleşmek

Korkularınız varsa hayat mücadeleniz devam ediyor demektir. Ve korkularınızı yenmek için onlarla yüzleşmeli ve savaşmalısınız.Korkularınız sizin deneyimleriniz ile meydana gelen sizin oluşturduğunuz yeteneklerinizdir.

Şimdi diyeceksiniz ki korku nasıl yetenek olur. Korku bizim hayatımızdaki en büyük yeteneklerimizden biridir. Çünkü korktuğumuz durumlardan kurtulmak için sürekli gelişim içerisinde olur. Örnekleyecek olursak eğer; mesela var olan işimizi kaybetmemek için zaman zaman sorunda yaşasak daha iyisini bulmadan işimizi bırakmayız ama daha iyisini ararız. Çünkü işsiz kaldığımızda yaşanabilecek sorunların farkındayız ve elimizdeki imkanları kaybetmemek için var gücümüzle çabalarız. Yani kaybetme korkusu bizi hep kazanmaya doğru itme gücünü kullanır. Bunun gibi bir çok örnek verilebilir. Asıl olan gerçek şu ki, insan korkuyu oluşturabiliyorsa aynı zamanda onu yenebilir.

Korkular kendiliğinden öyle gelişi güzel oluşmaz onu oluşturan bizleriz. Nasıl ki korkuyu biz oluşturuyorsak onu yenmekte bizim elimizdedir. Önemli olan korkularla yüzleşmektir. Kişi tanıdığı bildiği bir durumdan dolayı nasıl hareket edeceğini bilir.

Nail Turunç

Hedefe giden yol

Her hayal gerçekleştirmek için kurulmaz, bazen sadece keyifli bir an yaşamak için hayal edilir bir takım anlar. Kısa vadede kurulan hayaller, anlık mutluluklar için var olurlar. Eğer ömür boyu mutlu olmak istiyorsan kurduğun hayalin peşinden git ve çaba göster…

İmrenerek baktığımız, zaman zaman ah bende onun gibi olsam dediğimiz insanlar da bir zamanlar, oldukları bu durumu önce hayal ettiler, sonra peşinden koştular ve zorlu yolların sonunda hayallerine ulaştılar. En büyük hedefler bile küçük hayallerin kurulması ile başlar, gelişir ve gerçekleştirmek için hareket bekler. Gün içinde yaptığımız bütün eylemler ilk olarak düşünce boyutunda gerçekleşir ve daha sonra harekete geçer. Sağlıklı eylemlerin gerçekleşebilmesi ve kurulan hayallerin sağlam temeller ile hedefe ulaşması için zihninizi rahatlatın ve ona gereken önemi verin.

Bilinçaltı Hazinemiz

Bilinçaltı mahsul vermeye hazır toprak gibi ekilmeyi bekler, ne kadar ekerseniz o kadar ekin biçersiniz.
Sahip olduğumuz bu muhteşem hazine günlük yaşamımızı sürdürürken yaptığımız bir çok şeyi otomatik pilota bağlayarak yapmamızı sağlar.

Sürekli yaptığımız işlerde bilinçli olarak düşünmeyiz. Bilinçaltımız onları bizim için zaten yerine getirmektedir. Bununla birlikte bilinçli olarak her şeyi yapmayı başarabilmek imkansızdır. Mesela bir kolumuzu bilinçli olarak kaldırmayı deneyelim. Olmuyor mu? elbette olasılık imkanı yoktur. Çünkü bunun için robot misali kolumuzu bütün eklemleri ve kasları ile tek tek düşünerek hareket ettirmemiz gerekir. Buda hayli zor ve hatta imkansızdır.

Yıllar önce yaşadığınız bir durumu hayal edin, hatırladınız mı ? Çok güzel.. Ben sormadan önce bu anı neredeydi ? İşte orası bilinçaltınız. Bilinçaltınız her alanda sizin en iyi arkadaşınızdır. En zor anlarınızda sizi destekler ve başarıya ulaşmanız için çalışır. Ancak siz onu desteklerseniz bunu yapabilecektir. Bilinçaltınızı sevin ve onu destekleyin. 

Nail Turunç

Farklı Olmak Mı, yoksa Fark yaratmak mı?

Herkes, hayatında çevresine göre hep farklı olmak ister. Ve Farklı olmak için değişik durumlara geçer. Farklı olmak için yapılan çalışmalar bazen hiç olmadık durumlara bizleri sürükleyebilir. Bulunduğumuz durum içerisinde, kendimizden olmadığımız için sıkılır ve yabancılık hissi duyarız. Hep başkalarına farklı görünmek için yaparız bütün bunları ve sonrasında aslında olmak istediğimiz şeyin sadece kendimiz olduğunu fark ederiz.

Farklı olmak mı, yoksa fark yaratmak mı ? aslında bütün mesele üretmek ve ürünün içine girebilmekte gizlidir.
Farklı olmak için, farklı olmaya çalışmaktan ziyade fark yaratmak gerekir. Bunun için önce kişinin kendisini çok iyi tanıması ve öz kaynaklarını sağlıklı bir şekilde kullanabilmesi gerekmektedir. Tıpkı heykeltıraşın olmayan bir nesneden hayal ettiği şekli çıkarması gibi, önce olmak istediğin ”SENİ” hayal etmen ve bunu ortaya çıkarmak için ödemen gereken bellere hazır olman gerekir. Unutma hayal ettiğin hedef ne kadar büyükse, karşılığında ödeyeceğin bedelde bir o kadar büyük olacaktır. Atman gereken eylem adımlarını zihninde canlandırmalı, kalben hissetmeli ve ruhuna işlemelisin ki bedeninde tam olarak yansımasını görebilesin. Beden, zihin, kalp ve ruhun aynasıdır.

Kısacası, Fark yaratmak istiyorsan, Farkındalığını arttırmalısın.

Nail Turunç

İç Huzur

Çoğumuz huzuru uzaklarda arar ve maddi varlıklarla elde etmeye çabalar dururuz. Halbuki huzur bizim iç dünyamızda bizim kontrolümüzde şekillenir ve bizlere iyi veya kötü bir şekilde sinyal verir. Bütün yazılarımda paylaştığım gibi burada da yinelemeyi uygun görüyorum. Kişi kendini tanıdığı sürece ulaşmak istediği noktalara ulaşabilecektir. Ulaşmak istediği nokta maddi veya manevi olsun kendisi ile ilgilidir.

Aklınıza şöyle bir soru gelebilir. Kendimi çok iyi tanıyorum ve çok çalışıyorum ama istediğime ulaşamıyorum. Evet böyle bir soru çok açıktır ve benimde vereceğim cevap şudur. Elde etmek istediğin şey her neyse doğru yerde ve doğru zamanda istediysen ve kendin için makul olanı istediysen elbette olacaktır. Ancak her şeyde olduğu gibi isteklerimizin yerine gelmesinde de bir kurallar silsilesi vardır. Her istediğimiz her zaman olmaz. Bazen beklenmedik zamanlarda fiziki olarak istemediğimiz şeyler oluverir ve bizler şaşırırız. Aslında durum çok açıktır. Bizler sürekli huzur istiyorum der dururuz ama huzurlu olmak için bir çaba harcamayız. Huzuru maddeye bağlar ve bekleriz. Aslında huzur bizim iç dünyamızda ve biz ne zaman istersek o zaman ortaya çıkmaya hazırdır.

Aslında huzur her şeydir. Huzur bizim düşünce boyutumuzdur. Eğer huzuru gerçekten istiyorsanız kendi hayatınıza yeniden kuşbakışı bakmayı deneyin ve bir an olsun düşünün daha farklı neler olabilir. Haydi şimdi huzura merhaba deyin.

Merhaba….Merhaba….Merhaba…..

Nail Turunç

Duygunun Kontrolü

Duygular yaşamımız boyunca bizimle birlikte var olan ve yaşam tarzımızı belirleyici özelliklerimizdendir. Kimi insanlar duygularını çok yoğun yaşasa da kimisi de duygularını açığa vurmadan sıradan bir hayat sürer. Seçtiğimiz yaşam tarzı bizim hangi duyguları daha yoğun yaşadığımız ile alakalıdır. Seçtiğimiz diyorum çünkü insan kendi yaşam tarzını kendisi seçer. Her ne kadar başka etkenler olsa da bu böyledir.

Yaşam tarzımız içerisinde karşılaştığımız sorunlara verdiğimiz tepkiler, aldığımız önlemler de hep duygularımızla ilgilidir. Aslında duygularımız bizim hayatımızı kontrol eden denetim memurları gibidir. Eğer biz onları kontrol edemezsek onlar bizi esir alır ve onların kontrolünde yaşamaya devam ederiz. Duygularını kontrol edebilen insanlar edemeyenlere göre daha başarılı ve daha aktiftirler. Duygularının esiri olmuş insanlar kendilerini gerçekleştiremez ve hep başkalarının himayesi altında yaşarlar.

Duygu kontrolü aslında çok basittir ancak bir o kadar da zordur. Duygu kontrolünü başarabilmek için kişi önce kendisini tanımalıdır. Kendi gücünün farkına varmalı ve kaynaklarını iyi kullanabilmelidir. Duygu ve düşüncelerinizi kontrol altına alabilmek için duyu organlarınızı yönetmeyi öğrenmelisiniz. Bunu kendinizde başarabilirsiniz ancak işin uzmanından destek almanız daha yararlı olacaktır. Konu ile ilgili seminerlerimiz düzenlenecektir.

Nail Turunç