Zihninizi ve Bedeninizi Rahatlatın

Yaşam Koçu ve Yazar Nail Turunç Zihninizi ve Bedeninizi Rahatlatın zihninizi ve bedeninizi rahatlatın

Zihninizi ve Bedeninizi Rahatlatın

Derin bir nefes alın. Bir süre tutun, sonra nefesinizi verin. Biraz rahatladınız mı? Nefes egzersizleri, rahatlama yollarından biridir. Burada zihninizi ve bedeninizi rahatlatmanın farklı yollarını öğreneceksiniz. Rahatlamak, stresi azaltmaya yardımcı olabilir. Aynı zamanda kaygı, bunalım ve uyku sorunlarını da hafifletebilir. Zihni ve bedeni rahatlatmak ne anlama geliyor?

Çoğu rahatlama yöntemi, hem zihin hem de beden için işe yarar. Bazı yöntemler ise sadece birine odaklıdır. Zihni rahatlatmak, düşüncelerinizi susturmak anlamına gelir; böylece kendinizi sakin ve huzurlu hissedersiniz. Bu, stresli ya da kaygılı halinize oranla kendinizi daha iyi hissetmenize ve daha net düşünebilmenize yardımcı olur. Bedeninizi rahatlatmak, gerilimin nerede olduğuna bağlı olarak değişebilir. İnsanlar stresli olduklarında kasları çoğunlukla gergin olur. Aşamalı kas gevşetme gibi yöntemleri öğrenmek bedeninizi rahatlatmanın bir yoludur. Derin nefes almak ise başka bir yoldur.

Zihninizi ve Bedeninizi Rahatlatın Ama Neden?

Zihninizi ve bedeninizi rahatlatın, bu sizi daha sakin ve huzurlu hissetmenizi sağlayabilir. Stresi olduğu gibi kaygı, bunalım ve uyku sorunlarını hafifletmeye de yardımcı olabilir. Stres, hayatın değişimlerine ve meydan okumalarına karşı gösterilen fiziksel ve duygusal bir tepkidir. Stres altında ya da kaygılıyken vücudunuz sanki saldırıya maruz kalmış gibi tepki verir. Buna “savaş ya da kaç” stres cevabı denir. Vücudunuz; kalp atışınızı ve soluk alış hızınızı artıran, kaslarınızı gerginleştiren bir hormon salgılar. Stres duygularınızı da etkiler; sizi aksi, gergin, üzgün ya da bunalımlı hale getirebilir. Zaman geçtikçe stres sağlığınızı başka yollarla da etkileyebilir. Örneğin, stres yüksek tansiyon gibi ciddi rahatsızlıklarla ilişkilidir.

Zihninizi ve bedeninizi rahatlatın ki vücudunuz, stres yaratan hormonları üretmeyi durdursun. Stresin hafiflediğini hissettiğinizde hem fiziksel hem de zihinsel olarak sakin duruma geri dönersiniz. Zihninizi ve bedeninizi nasıl rahatlatabilirsiniz? Vücudunuzu rahatlatmanın birçok yolu vardır. Bazı yollar özel olarak zihninizi, bazıları ise bedeninizi rahatlatmak için tasarlanmıştır. Fakat beden ve zihin bir şekilde birbirine bağlı olduğu için rahatlama yöntemleri hem zihin hem de beden için işe yarar. Sizin için hangisinin en iyisi olduğunu görmek için aşağıdaki rahatlama yöntemlerinden birini ya da birkaçını denemek isteyebilirsiniz.

Zihni rahatlatma:

    • Yavaşça derin bir nefes alın. Veya rahatlamak için başka bir nefes egzersizi deneyin.
    • Ilık bir banyo yapın.
    • Dinlendirici bir müzik dinleyin.
    • Farkındalık meditasyonu yapın.

Farkındalık meditasyonunun amacı dikkatinizi hemen şu an gerçekleşen şeylere odaklanmaktır. Örneğin, vücudunuzu dinleyin. Nefesiniz hızlı, yavaş, derin ya da sığ mı? Trafik sesi gibi sesler duyuyor musunuz yoksa sadece sessizlik mi duyuyorsunuz? Amaç, değiştirmeye çalışmadan sadece ne olduğunun, ne yaptığınızın farkına varmaktır.

    • Yazın – Bazı insanlar hissettikleri hakkında bir şeyler yazdıklarında rahatlarlar. Bunun bir yolu günlük tutmak olabilir.
    • Güdümlenmiş görsellik uygulamaları kullanın. Güdümlenmiş görsellik uygulamalarıyla kendinizi belli bir ortamda hayal ederek daha sakin ve rahat hissedebilirsiniz. Bu süreçte size rehberlik etmesi için ses bantlarından, senaryolardan ya da bir öğretmenden faydalanabilirsiniz.

Bedeni rahatlatma:

    • Yoga yapın. Evde yoga yapmak için kitaplar ve videolar edinebilir ya da bir yoga kursuna gidebilirsiniz.
    • Aşamalı kas gevşetmeyi denetin. Bu yöntem kas gruplarını germe ve gevşetmeyi içerir. Aşamalı kas gevşetme kaygıyı ve kas gerginliğini azaltabilir. Eğer uykuya dalmakta güçlük çekiyorsanız, bu yöntem uyku sorunlarını çözmeye de yardımcı olabilir. Kaslarınızı gevşettiğiniz zaman vücudunuz uykuya dalmayı kabul etmesini söyleyen bir sinyal alır.
    • Yürüyüş yapın ya da başka etkinliklerde bulunun. Zevk aldığınız şeyler yapmaya zaman ayırarak rahatlayabilirsiniz.
    • Masaj yaptırın ya da sırtınızı ovacak birini bulun.
    • Kendinize bitki çayı ya da süt gibi alkol ya da kafein içermeyen ılık bir içecek hazırlayın.

 

Hayatımızda Hangi rolü üstlendik?

Kimimiz yağmurlu bir günde, kimimiz kışın tam ortasında, kimilerimiz ise yaz sıcağında dünyaya geldik. Dünyaya geliş zamanımız, geliş şeklimiz ve dünyaya gelmemize vesile olan kişiler farklı olsa da hepimiz aynı amaç için, yaşamak ve hayat sınavında başarılı olmak için buradayız.

Zaman zaman amaçlarımızı, dünyaya gelmemize vesile olan ailemizi unutsak ta biz hepimiz aslında biriz ve hep aynı yöne doğru gidiyoruz. Hayat mücadelesi için yorulduğumuz, sıkıldığımız, bunaldığımız ve keyif aldığımız anlar elbette olmaktadır. İşte bu noktada hayatta hangi rolü üstlendiğimiz sorusu geliveriyor aklıma, evet hayatta benim rolüm hangisi? Ve ben hangi amaca hizmet ediyorum.? Ben mi dünyanın kahrını çekiyorum, yoksa dünya mı benim kahrımı çekiyor? Yaşamımız boyunca bizlere sürekli görevler gelir ve bizler algılayabildiklerimiz için çalışmalar yaparız. Aslında algılayabildiklerimiz bize gelenlerin yanında milyonda bir bile değildir. Biz hep çevremizdekileri yargılarız; o neden böyle ben değilim, onun var benim neden yok, o gidebiliyor da ben neden gidemiyorum. Bu soruları çoğaltmak mümkündür. Şu an yüz ifadelerinizde ben bunların hiç birini yapmam diye bir ifade görüyor gibiyim. Kendimize dürüst olursak hepimiz zaman zaman bunları yapıyoruz.

Şu an bulunduğumuz nokta ile gelmek istediğimiz nokta arasında çok büyük farklar yoktur. Fark sadece bizim içimizde büyüttüğümüz olumsuz düşüncelerimizdir. Hayatımızda yapacağımız küçük değişikliklerle olmak istediğimiz noktaya ulaşmaya bir adım daha yaklaştığınızı hissedeceksiniz. Başarısızlık yoktur sadece öyle düşünen insanlar vardır. Başaranlar ile başaramayanlar arasında ki tek fark daha çok deneyimlemektir.

Hayatınızdaki farkındalığı yakalamak, kendinizdeki farklılıkları görmek için kendinize sadece ve sadece 45 dakika ayırarak kendinizdeki değişimi deneyimleyebilirsiniz.

”Değişim için hareket, hareket için iletişim”

Nail Turunç

Zihnimizdeki Raflar

Zaman içerisinde zihnimizde bir takım karmaşalar yaşar ve bazen zihnimizin yorulduğunu ve hatta çalışmadığını düşünürüz. Aslında gerçekleşen zihnimizin arşivleme işlevinden kaynaklanan geçiş anıdır.
Bu geçiş sürecini sağlıklı bir şekilde atlatmak ve beyin hücrelerimizin zarar görmesini engellemek için zihnimize izin vermeli, onu beslemeli ve hatta bilgileri sisteme uygun, doğru bir şekilde yerleştirebilmesi için destek vermeliyiz.

Beynimizde görevli milyonlarca hücre bulunmakta ve her birinin işlevi birbirinden çok farklı olsa da aslında birbirlerini tamamlayıcı görevleri vardır. Beynimizin içi tıpkı depo misali raflardan oluşmaktadır. Gelen verileri geliş amacına, nedenine ve işlevine göre düzenli bir şekilde yerleştirdiğimizde zihnimiz gerektiğinde onları bulmak için aşırı çaba harcamayacak ve rahat bir akış içerisinde işlevini sürdürecektir. Ruh, kalp, zihin ve beden dörtlüsü varlık olarak insan için son derece önemli olmazsa olmaz ortaklardır. Bunlardan biri bile tam manası ile görevini yerine getirmediği zaman akış bozulur ve sağlıklı yaşam döngüsü sekteye uğrar. Hal böyle olunca insan dediğimiz varlık tehlikelere açık savunmasız bir duruma düşer. Ruhumuzu beslemeli, kalbimizi desteklemeli, zihnimizi rahatlatmalı ve bedenimizi bu üçlünün eşsiz uyumu ile donatmalıyız ki içsel ve dışsal olarak dimdik ayakta kalmasını sağlamalıyız.

Zaman zaman zihni rahatlatıcı egzersizler yapılarak zihin rahatlatılmalı ve dinlendirilmelidir. En güzel zihin egzersizi sabah uyandığımızda temiz havada burundan derin derin nefes alarak ağızdan vermek ve aldığımız her nefeste zihnimizde var olan kötü düşünceleri silmektir. İkincisi gün içerisinde yoğun tempodan 5 dakikalığına uzaklaşmak ve aynı uygulamayı yinelemektir. Zihin ile ilgili bir çok çalışma olmasına rağmen bu küçük çalışma oldukça etkili olacaktır.

Nail Turunç

Aşkın iki Yüzü

Ey aşk..! Sen ne güzel şeysin. İnsanları mutlu eder, kalp kapakçıklarını kelebeğin kanatları gibi hızlı hızlı çırpmasına vesile olursun. Ve sen öyle güzel şeysin ki, yüzümüzde tebessümü eksik etmezsin. Bizlere görmediğimizi görmeyi, duymadığımızı duymayı, hissetmediklerimizi hissetmeyi öğretirsin.

Kilo vermek isteyenlere birebir diyetisyen, kozmetik mağazalarına ve çiçekçilere yeni müşteri kazandıran ticari olarak ta faydalı çok güzel bir şeysin. Seni tanıyan, seni seven, seni sürekli arayan ama bulamayan, bulup ta kıymetini bilemeyen herkeste çok değişik kalıntılar bırakırsın. Seni gerçek manada anlayabilen, hissettirdiklerinle mutlu olmasını bilen ve bunu koruyabilenlere melek, öte yandan seni gerçek manada anlayamayan, mutluluğu kısa sürede tüketenlere ise acı bırakırsın.

Aslında bunların hiçbiri senin suçun değil, suçlu aramaksa eğer amacımız, suçu kendimizde arayalım. Hangimiz aşk geldiğinde karşımızdakinin genel özelliklerine bakıyoruz? Hangimiz aramızdaki kültür farkına bakıyoruz? Ve hangimiz düşünce tarzına, hayata bakış açısına bakıyoruz? Bizim baktığımız ilk şey fizyolojisi ve bize karşı olan hitabetidir. İlişki bittikten sonra hep şöyle yaparız, aslında bana göre değildi, zaten boyu da çok kısaydı v.s. vs…….Sonra aşka küser bir daha benim için aşk diye bir şey yok, benden uzak dursun, yanıma bile yaklaşmasın diyerek kendimize telkin veririz.

Şu an sizlerden şöyle sesler duyuyorum, aaa! ben hiç öyle şeyler yapmam, o ben değilim. Maalesef bunu hepimiz yapıyoruz. Maalesef aşkı sadece karşı cinste arıyoruz, aslında aşk her şeyde var. Bunu yaşayanlar bilir, kimisi işine âşık olur, kimisi çocuklarına aşık olur. Önemli olan biz aşkı ne kadar tanıyoruz. Tanıyor muyuz gerçekten?

Yorumlarınızı bekliyorum sevgili dostlar. Aşk sizlere göre neyi ifade ediyor? Siz âşık olsanız neler farklı olur? Aşkı hangi boyutta nasıl yaşarsınız?

Sevgiyle kalın,

Nail Turunç

İstemek ve İnanmak

Gerektiği gibi dilekte bulunursanız harikalarla karşılaşırsınız. Bir zihnimiz var, o halde onu kullanmayı öğrenmeliyiz.

Zihnimiz iki düzeydir. Birincisi bilinç düzeyi, yani akılcı düzeydir. Diğeri ise bilinçaltı yani akıl ötesi düzeydir. Bilinçli düzeyde her şeyi düşünürsünüz bununla birlikte düşündüklerinizin alışkanlık olarak kalması için bilinçaltınıza gömülmesi gerekir. Bilinçaltınızda bu düşüncelere göre yaratıcılıkta bulunur. Bilinçaltınız duygularınızın depolandığı bölgedir ve yaratıcı zihinde burasıdır. Eğer iyi şeyler düşünürseniz iyi şeylerle karşılaşır, kötü şeyler düşünürseniz kötü şeylerle karşılaşırsınız.

İnsan yaşadığı bütün durumları bilinç seviyesinde yaşar ve her durumdan bilinç altı hazinesine veri girişi sağlar. Ve bu depoladığı bilgileri zamanı ve yeri geldiğinde kullanır. İnsanın bilinçaltı hazinesi anne karnında veri toplamaya başlar ve ölümüne kadar devam eder. Bu yüzdendir ki insanın isteyipte ulaşamayacağı hiç bir şey yoktur.

İnsan inandığını yaşar. Ve nasıl düşünüyorsa öyle de inanır.

Nail Turunç

İsteklere Ulaşmak İçin Ne Yapmalı

Genç bir adam Sokrat’a gelmiş ve nasıl bilge olabileceğini sormuş.

Sokrat; ”Gel benimle,” demiş ve genci ırmağın kenarına götürmüş. Ve gencin kafasını tutup suyun içine sokmuş ve çırpınana kadar suyun içinde tutmuş ve sonra bırakmış.

Genç adam kendine geldiğinde sokrat sormuş: ” Suyun altındayken en çok istediğin şey ne oldu?”

”Nefes almak istedim” demiş genç.
Bunun üzerine Sokrat şöyle demiş: ”Bilge olmayı, başın suyun altındayken nefes almayı istediğin kadar istersen, ona ulaşabilirsin”.